(1086 S. K. m. 186)
Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şuf'a davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, şufalı payın iptali ile davacılar adına tescili istemine ilişkindir. Mahkeme davayı kabul etmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, davanın süresinde açıldığına, tapuda yapılan 2. işlemin satış olmadığının kanıtlanamamış bulunmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İlk satış bedeli ile ikinci satış bedeli farklı ise davacının hangi satış bedelinden sorumlu olacağı konusu önem taşımaktadır. Son satın alan şahsın iyi veya kötü niyetli olmasına göre durum değişir. Son satın alan şahıs kötü niyetli ise davacı ilk satış bedeli ile aksi halde son satış bedeliyle sorumlu olacaktır. Burada isbat külfeti de tabiatıyla davacıya düşecektir. Davacı tanık dahil her türlü delille son satın alan ve dava yöneltilen şahsın ilk satışı ve bedelini bildiğini, buna rağmen muvazaalı olarak şuf'a hakkını önleme amacıyla bedelin fazla gösterildiğini kanıtlaması gerekir. İkinci satış fazla bedelle ilk satana yapılmışsa, o kimse birinci satışın tarafı olduğu için kötü niyetli olduğunun kabulü icabeder. Davacının ayrıca delil ibrazına gerek yoktur. Paylar 27.6.1997 tarihinde 50'şerden 100.000.000-TL. değerle B. ile A.'e satılmış iken, yargılamanın devamı sırasında 16.7.1997'de K. M. ve A. S.'a 1'er milyardan, 2 milyara satıldığı adı geçen bu şahısların HUMK. 186. maddeye göre davaya dahil olundukları görülmektedir. Bu durumda, ilk satış bedeli ile ikinci satış bedeli arasında fark bulunmakla, davacıların, davalıların kötü niyetli olduklarını kanıtlaması icabeder. Davacılar bu iddialarını kanıtlama yönünden tanık dinletmiş ise de dinlenen tanıklar, alıcıların alım güçlerinin olmadığı yolunda beyanda bulunmuşlardır. Alım güçlerinin iyi olmaması ve 2 satış arasında uzunca bir süre geçmemiş bulunması son satın alan, şahısların kötü niyetli olduklarını göstermez. Mahkemece yapılacak iş, davacıların son satım bedelleri üzerinden şufalı payların iptali ile adlarına tescillerini isteyip istemediklerinin sorulması, kabul ettikleri takdirde verilecek münasip mehil içerisinde şufa bedelinin depo ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar vermekten ibaret iken yazılı şekilde iptal kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 07.10.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)