(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Tahliye-Alacak davasına dair karar Davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüd nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, tebligatlarda bir usulsüzlük olmamasına, kira alacağının ödenmemiş bulunmasına göre hükmün alacağa yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Tahliyeye yönelik temyize gelince; muacceliyet kesbeden kiraları ödememiş bulunan kiracıya gönderilecek ihtarnamede otuz günlük mehil verilmesi şart olduğu gibi kira parasının bu müddet içinde ödenmediği takdirde sözleşmenin feshiyle tahliye davası açılacağı hususunun açıkça belirtilmesi gerekir. Bu koşulları kapsamayan ihtarname hukuki sonuç doğurmaz. Davacının keşide ettiği her iki ihtarnamede yazılı gibi yasal yollara başvurulacağı yolundaki ifade tarzı aktin feshi isteneceği anlamını taşınmaz. Bu şekilde düzenlenen ihtarnamelere dayanılarak Borçlar Kanunun 260. maddesine göre temerrüt nedeniyle tahliye davası açılamaz. Bu nedenle tahliye davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenle hükmün alacağa ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. bente yazılı sebeple tahliyeye ilişkin kesiminin BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 01.10.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy