(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilinin kiralananı ve bitişiğindeki dükkanı kendi ihtiyacı için satın aldığını, davacının halen kiralanana bitişik işyerinde demir imalatı ve ticareti yaptığını ancak halen faaliyette bulunduğu yerin ihtiyaca yetmediğini, asıl mimari projede tek hacim olan kiralanan ve bitişiğindeki bölümün sonradan ikiye bölünerek bir bölümünün kiraya verilmiş olduğunu, her iki bölümü yeniden tek hacim haline getirerek kullanacağnıdan bahisle önceki malikle davalı arasında yapılan 15.7.1994 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak açtığı iş bu dava ile kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını zira önceki malikle davalı arasında 1.1.1994 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, davacı tarafından ibraz olunan sözleşmenin sahte olduğunu, imzanın müvekkili davalıya ait olmadığını, kiralananda Makro Limited Şirketi'nin faaliyette bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı vekilince ibraz olunan 15.7.1994 başlangıç tarihli kira sözleşmesindeki davalı kiracı M.C.K.'ye atfen atılan imzanın adı geçene ait olup olmadığı hususunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmışsa da sözleşme aslı ibraz edilemediğinden imzanın davalıya ait olup olmadığı tespit olunamamıştır. Bu durumda bu sözleşmeye itibar etmek mümkün değildir. Sözleşme fotokopisinin vergi dairesinden alınmış olması mahkemenin kabul ettiği gibi o sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğunun ve sahte olmadığının kabulü gerektirmez. Davalı tarafından ibraz olunan 1.1.1994 başlangıç tarihli 5 yıl süreli sözleşmenin geçersiz olduğu kanıtlanamadığına göre bu sözleşmeye itibar etmek gerekir. Bu sözleşmeye nazaran akit sona ermeden 20.11.1996 tarihinde açılan dava süresinde değildir. Davanın süre yönünden reddine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.10.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy