(818 S. K. m. 260) (7201 S. K. m. 20, 21)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Tahliye davasına dair karar Davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı T.E. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava konusu kiralananı satın aldıktan sonra davalıya ihbar göndererek kira bedellerinin kendisine ödenmesini istediğini ancak bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine 13.3.1998 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile 1998 yılı Şubat ve Mart ayı kiralarını istediğini, bu ihtarnamenin davalıya 18.3.1998 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen bir ödeme yapılmadığını, temerrüt nedeniyle davalının tahliyesini talep etmiştir. Davalı önceki malikin evin satıldığını kendisine haber vermediğini ve Haziran ayına kadar olan kiralaraı almaya devam ettiğini, davacı tarafından gönderilen ihtarların eline geçmediğini, muhtardan aldıktan sonra hemen kira bedellerini toplu olarak gönderdiğini, davanın reddini savunmuştur. Davalı 1.6.1998 tarihli konutta ödemeli olarak 50.000.000.- TL. gönderdiğine dair havale makbuzu fotokopisi sunmuştur. Mahkemece temerrüt olgusunun gerçekleştiği kabul edilerek tahliye karar verilmiştir.
Davalıya kiralananın satın alındığı ve kiraların bundan sonra davacıya ödenmesi gerektiğinin bildirildiği 19.1.1998 keşide tarihli ihtarnamede davacı G.P.'in adresi bulunmadığı gibi bu ihtarname ve 13.3.1998 keşide tarihli ihtarname Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince davalıya tebliğ edilmesine rağmen usulsüz olarak yapıldığı anlaşılmıştır. Tebligat Kanununun 20-21 ve Tüzüğün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan herbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesini muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir. Davalıya keşide edilen her iki ihtarnamede de tebligat yapılırken ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir. Bu durumda ihtarların tebliği geçersiz olduğundan ve ihtarlardaki bu eksiklik yargılama sırasında giderilmeyeceğinden davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.10.1998 tarihinde Oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy