(6570 S. K. m. 7) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın boşaltılması istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşyerine ilişkin tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın kabulü için ihtiyaçlının da tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte, hiç olmazsa çalışılan yerle eşdeğer vasıfta bulunması gerekir. Eşdeğerlik halinde mülkiyet hakkının üstünlüğü nazara alınarak aynı işin kiralananda yapılmasında ihtiyaçlının tercihi esas alınır. Tehdit ve üstünlük koşullarından birinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. İkisinin birarada bulunması gerekmez.
Tahliye tehdidinin varlığı ileri sürülmemişse mahkemece bu cihet re'sen araştırılamaz. Çünkü mahkemenin, ileri sürülmeyen bir husus hakkında inceleme yapması mümkün değildir. Ancak açıkça kiralananın üstün vasıfta olduğu belirtilmese dahi ihtiyaç iddiasının içinde bu isteğin varlığının kabul etmek gerekir. Üstünlük vasfı uzman bilirkişi aracılığı ile halen ihtiyaçlının çalıştığı yer ile kiralananda keşif yapılarak yapılacak iş yönünden her iki işyerinin kıyaslaması suretiyle saptanır.
Olayımızda: Davacı vekili davacının kiralananda mobilyacılık yapacağını ileri sürerek davalının tahliyesini istemiştir. Dinlenen davacı tanıkları da davacının ortağından ayrıldığını, makinalarının davacıya ait bir depo da bulunduğunu kiralanana ihtiyacı olduğunu açıklamışlardır. Ancak davacı vekili dosyada bulunan 7.5.1998 günlü dilekçesinde davacının Bursa Beşevler Küçük Sanayi Sitesinde 60. Blok No.16 daki taşınmazı kiraladığını bildirmiştir. Bu durumda davacının kiraladığı belirtilen bu işyerinde de keşif yapılarak yukarıda açıklandığı şekilde üstünlük vasfının araştırılması gerekir. Bundan zuhul olunması hatalı olduğundan hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 15.2.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.*
Full & Egal Universal Law Academy