(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Tahliye davasına dair karar müdahil Ö. Ö. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, yeniden inşaat nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hükmü müdahil sıfatıyla Ö. Ö. vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, 1.3.1988 başlangıç tarihli 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 6.3.1998 havalı tarihli dava dilekçesiyle H. Ö.'i davalı göstermek suretiyle işbu davayı açmıştır. Davalı adına çıkartılan duruşma gününü ve dava dilekçesini bildiren davetiye adı geçenin 1992 yılında öldüğü belirtilmek suretiyle tebliğ edilemeden iade olunmuştur.
Davacı vekilinin talebi üzerine kiralananda halen faaliyet gösterdiği savunulan davalı H. Ö.'in oğlu Ö. Ö. adına isticvap davetiyesi gönderilmiş, davacı vekili davalının mirasçısı sıfatıyla Ö. Ö. hakkında davaya devam edilmesini istemiştir. Ö. Ö. 8.12.1998 havale tarihli davaya müdahale talebini içeren dilekçeyle ölü kişi aleyhine dava açılamayacağını davanın reddini istemiştir.
Davacı tarafça dosyaya ibraz olunan 1.3.1998 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesinde kiracı sıfatıyla H. Ö.'in imzası bulunmaktadır. Nitekim dava dilekçesinde de adı geçen davalı gösterilmiştir. H. Ö.'in ölü olduğu anlaşılmaktadır.
4.5.1978 gün ve 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında benimsenen esaslar uyarınca ölü kişi aleyhine dava açılamaz. Çünkü ölümle kişilik sona erer. Bu itibarla ölü kişi aleyhine dava açılamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davayla ilgisi bulunmayan dairemiz içtihatlarından bahisle yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 16.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy