(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı ve müdahil tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava taahhüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı Z. ve müdahale isteğinde bulunan H. vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili davalı Z. B. ile 15.10.1997 günlü sözleşmeye dayanarak Z. tarafından verilen 19.12.1997 tanzim tarihli taahhütname gereğince taşınmazın tahliyesini talep etmiştir.
Davalı Z. ile müdahale isteğinde bulunan H. B. vekilleri davacı ile H. arasında tanzim edilmiş 15.1.1995 günlü yazılı kira sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme ortadan kalkmadığı sürece davalı Z.'le yapılan 15.10.1997 tarihli sözleşmenin ve bu sözleşmeye dayanılarak verilen taahhüdün geçerli olamıyacağını savunmuştur. Davacı ile davalı Z.'in eşi H. arasında düzenlenmiş geçerli bir sözleşme mevcut olduğuna göre daha sonra Z.'le bir sözleşme yapılmış ise de, bu sözleşme yapılan daha önceki sözleşmeyi ortadan kaldıramayacağına göre asıl kiracının H. olduğuna, Z.'in kiracı bulunmadığının kabulü gerekir. Bu durumda Z. tarafından verilmiş tahliye taahhüdüne dayanılarak tahliye kararı verilmiş olması doğru değildir. Bu husus gözönünde tutulmadan yazılı şekilde tahliye kararı kararı verilmiş olması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 16.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy