(6570 S. K. m. 7) (3533 S. K. m. 1)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava ihtiyaç sebebiyle tahliye istemine ilişkin olup, mahkeme davayı kabul etmiş, davalı vekili hükmü temyiz etmiştir.
Davacı Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri iş Yurtları Kurumu, davalı ise Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığıdır. Olayda öncelikle çözümlenmesi gereken husus çekişmenin mecburi tahkim yoluyla çözümlenip çözümlenmeyeceği konusundadır.
3533 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünce "umumi mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle, sermayesinin tamamı devlete veya belediye veya umumi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar, bu kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilir."
Madde metninden de anlaşılacağı üzere yasanın kapsamına giren daireler ve müesseseler şunlardır:
1- Genel Bütçeye dahil Daireler: Bunların harcamaları yıllık bütçe kanununda gösterilmiştir. 1050 sayılı Muhasebe-İ Umumiye Kanunu içinde yer alırlar.
2- Katma bütçe ile idare edilen daireler: "Sarfiyat hususi varidat ile temin ve muvazene-i umumiye haricine tevdi olunan bütçeye" sahiptirler. 1050 sayılı Yasanın 115. maddesinde tarif edilmişlerdir.
3- Hususi Bütçeli Daireler: "Mahalli sarfiyat ve varidat ihtiva eden bütçelere" sahiptirler.
4- Belediyeler,
5- Sermayesinin tamamı devlete veya belediye yahut özel idarelere ait daire ve müesseseler, kamu iktisadi kuruluşları...
İşte yukarıda sayılan daire ve müesseselerden biri ile bir diğeri arasında özel hukuk sahasına giren ve adli yargının görevi içinde kalan bir konuda ortaya çıkacak çekişmenin mecburi tahkim yoluyla görülmesi gerekmektedir.
Temyine konu olayda davacı "Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu"nun kuruluş yasasına göre 3533 sayılı yasa kapsamına dahil olup olmadığı araştırılmadan tahliye davalarının özel yasa gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerinde bakılması gerektiğine ilişkin gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiştir. Bu nedenle yerel mahkeme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine bu aşamada gerek olmadığına, 1.3.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy