(1086 S. K. m. 75, 230, 275, 363, 337)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak istemine ilişkindir. Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Medeni Kanunun 6. maddesine göre herkes iddiasını ispatla mükellef olup, kural olarak davacı davasını dayandırdığı vakıaları ispat etmelidir.
Taraflarca hazırlama ilkesinin uygulandığı davalarda deliller taraflarca gösterilir. Hakim, bilirkişi, keşif ve isticvap dışındaki delillere kendiliğinden başvuramaz. (HUMK.nun 275.363.230/j) Ancak, hakim davanın her safhasında iki tarafın iddiaları sınırı içinde olmak üzere tarafları dinleyebilir ve gerekli olan delillerin gösterilmesini ve verilmesini emredebilir. (HUMK.nun 75/III)
Bir tarafın ispatla yükümlü olduğu bir vakıayı kanıtlamak için bütün delillerini göstermesine ve başka delili olmadığını bildirmesine delillerin hasredilmesi denir. (Bak. Prof.Dr. Baki Kuru HUMK.CİH II.S:1393.1990) Delillerin hasrı beyanının açık bir şekilde yapılması hatta zabta geçen bu beyanın hasreden tarafa okunarak imzalattırılması da gerekir.
Dava dilekçesinde delillerin gösterilmemiş olması delil gösterilmesinden vazgeçildiği anlamına gelmez. Taraflar delillerini hasretmiş olmadıkça yeni delil gösterebilirler.
Temyize konu olayda, davacı dava dilekçesinde delillerini göstermemiştir. Delillerini bildirdiği duruşma oturumlarında da delillerini hasrettiğine ilişkin açık bir beyanda bulunmamıştır. Ancak, davalı ve vekilinin yokluğunda yapılan 4.11.1998 günlü oturumda davacı vekili alacak miktarı ve ödeme konusunda yazılı delilleri bulunmadığını belirterek davalı tarafa yemin teklif etmiştir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında delillerini hasretmeyen davacı yanın, karşı tarafa alacak miktarı ve ödeme konusunda yemin teklif etme hakkı vardır. Yokluğunda yemin teklif edilen tarafa HUMK.nun 337. maddesi gereğince yemin davetiyesi tebliğ edilmesi gerekir. Mahkemece davalıya çıkarılan yemin davetiyesine zabta geçen yemin şekli tam olarak yansıtılmamıştır. O nedenle yasal koşulları taşımayan yemin davetiyesi hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemece yemin davetiyesine yemine konu hususlar açıkça yazılarak davalı tarafa tebligat yapılmak suretiyle sonucu dairesinde bir karar verilmek gerekirken bundan zuhulle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Bu nedenle yerel mahkeme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.3.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy