(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Borçlar Kanununun 260. maddesi uyarınca temerrüt nedeniyle tahliye davasını kiralayanın açması gerekir. Kiralayana vekaletle hareket eden şahsın da yine kiralayana vekaleten dava açması gerekir.
Olayımızda: Dava konusu kiralayana ait yazılı kira sözleşmesi 10.2.1997 başlangıç tarihli ve 6 ay süreli olup davalı ile imza yerinde yazılı olduğu üzere kiralayan olarak F.T. vekili (oğlu) A.T. arasında imzalanmıştır. Sözleşmenin ön yüzünde "kiralayan" bölümünde sadece Ayhan Tok isminin yazılmış olması ona tek başına dava açma hakkı vermeyeceği halde davayı A.T. kendi adına (ve vekili marifetiyle) açmıştır. Oysa Sözleşmede kiralayan F.T. olup A.T. onun vekili sıfatıyla imzalamıştır. Bu durumda davanın, davacının sıfatının yokluğu nedeniyle reddi gerekirken yazılı tahliye kararı verilmesi,
Usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabuül ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.3.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy