(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Tahliye-alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağının tahsili istemidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının kira sözleşmesi ile oturduğu kiralananı davacının 14.8.1997 tarihinde satın aldığını, kiracının daha önce S.Ö. isimli şahısla yaptığı kira sözleşmesinin halefiyet yolu ile davacıya intikal ettiğini, bu tarihten itibaren kira bedellerinin sözleşmedeki kira artış şartı da nazara alınarak kendisine ödenmesi gerekirken dava tarihine kadar ödeme yapılmadığından temerrüt nedeni ile kiracının taşınmazdan tahliyesini ve kira alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı ise davaya verdiği cevapta davacının sıfatına karşı çıkmamış ancak 1997 yılı Ağustos kirası peşin ödendiğinden o ay kirasını isteyemiyeceği ve sözleşmedeki artış şartının da ancak 1 yıl için geçerli olduğunu savunmuş, kira parasının tamamının davacıya ödendiğini ileri sürmüştür. Mahkemece ihtarın geçerli bulunmadığı ve kira artışı konusunda mahkemece verilmiş bir karar bulunmadığından bahisle davacının tahliye ve alacak isteminin reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut kira sözleşmesi S.Ö. ile davalı kiracı arasında yapılmış olup 1 yıl sürelidir. Kiranın her ayın 15.günü peşin ödeneceği kararlaştırılmış, hususi şartlar 4.maddesinde de 1 yıl önceki kiranın %50 artış ile ödeneceği kabul edilmiştir. Davacı kiralananı 14.8.1997 de satın aldığına göre bu tarihten itibaren sözleşme hükümleri davacı ile davalıyı bağlar. Davalı davacının bu yeri satın aldığını ödeme borcunun davacıya yönelik olduğunu bilmediğini savunmamış, verdiği cevapta kiraları davacıya ödediğini bildirdiğinden ayrıca davacının bu konuda ihbarda bulunmasına gerek görülmemiştir. Gönderilen temerrüt ihtarnamesi yasal şartları ihtiva ettiğinden mahkemenin ihtara ilişkin kabulü ve ona dayalı olarak tahliye isteğinin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Ayrıca sözleşmedeki artış şartı geçerli olup tarafları bağladığına göre mahkemenin bu şartın 1 yıl için geçerli olduğu görüşü de doğru değildir. Davalının ödeme savunması da nazara alınarak alacak konusunda da inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi hatalı olduğundan hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 28.01.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy