(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava neticeten konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar R.L.Ö. ve Y.Ö. vekili, müvekkillerinin oğlu M.'ın nişanlı olup yakında evleneceğini ve kiralananda oturacağından bahisle tahliyesini istemiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden M.Ö.'nun kira sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığından husumet yöneltilemeyeceğini bu davalı yönünden davanın husumet yokluğundan ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, davalı M. aleyhine açılan davanın da esastan reddini savunmuştur.
Yargılama sırasında ihtiyaçlı M.'ın evlendiği dosyaya ibraz olunan belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacılar R.L.Ö. ve Y.Ö.'ın malik sıfatıyla dava açtıkları kabul olunarak yapılan inceleme sonunda;
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ihtiyaçlı M.'ın yargılama sırasında evlendiği anlaşılmakla ihtiyaç koşulunun gerçekleşmesine göre davalı M.Ö.'nun tahliyesine ilişkin hüküm kısmına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı M.Ö.'nun temyiz itirazlarına gelince;
Kiralanana ait 20.6.1995 başlangıç tarihli bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesini M.Ö. kefil sıfatıyla imzalamıştır. Kira sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalayan M.Ö.'nun kiracılık sıfatı bulunmadığına göre kendisine husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Bu itibarla davalı M.Ö. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bundan zuhul olunarak yazılı şekilde bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı M.Ö.'nun tahliyesine ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı M.Ö.'nun tahliyesine yönelik hüküm kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.3.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy