(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağı isteminden ibarettir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili süresinde açmış olduğu iş bu dava ile taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesine göre yıllık kira artışının %70 olduğunu, davalının %50 artış yapmak yapmak suretiyle kira bedelini ödediğini, 1997 yılı kira döneminde %70 oranında artış yapmasının ihtarname ile davalıya bildirildiğini, ancak davalının %50 artış yapmak suretiyle kira bedellerini ödemeye devam ettiğini, 1998 yılı kira döneminde de davalının son olarak ödemiş olduğu aylık 23.000.000.- TL üzerinden %70 oranında artışla 39.100.000.- TL aylık kiranın ödenmesinin ihtarname ile bildirilmesine rağmen davalının 30 günlük yasal süre ihtarname ile bildirilmesine rağmen davalının 30 günlük yasal süre içinde sadece 35.000.000.- TL ödeyerek temerrüde düştüğünü belirterek temerrüt sebebiyle davalının tahliyesini ve 4.100.000.-TL kira alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili önceki dönemlerde yapılan %50 artış oranına davacı tarafından muvafakat edilmesi nedeniyle sözleşmede belirtilen %70 oranındaki artış oranının tadil edildiğini, buna göre 1998 yılı kira döneminde kira bedeli olarak davacıya 35.000.000.- TL ödendiğini, temerrütün oluşmadığını savunmuştur. Mahkemece taraflar arasında yıllık kira artış oranının %50 olduğu konusunda teamül oluşması nedeniyle temerrüt gerçekleşmediğinden tahliye isteminin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilmiş 1.4.1995 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 10.000.000.- TL olduğu, sözleşmenin hususi şartlar 3. maddesinde %70 oranında kira artışı yapılacağı, buna göre 2. yılın kirasının 17.000.000.- TL, 3. yılın kirasının 28.910.000.- TL olacağı ve sonraki yıllarda bu minval üzere artış yapılacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme geçerli olup hükümleri tarafları bağlayıcı niteliktedir. Hernekadar davalı 1996 yılı kira bedeli ödemiş ise de davacı, davalıya 22.1.1997 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile 1997 yılı için sözleşmede yazılı miktarı ödemesini bildirmiştir.
Davalının buna uymayarak yine %50 oranında artışla kira bedelini ödemesi taraflar arasında %50 oranında artış yapılacağı hususunda teamülün oluştuğunu göstermez. Davacı 1997 yılında keşide ettiği ihtarname ile davalının tek taraflı yaptığı artış oranını kabul etmediğini göstermiştir. Bu durumda davalının sözleşme hükümlerine göre kira bedelini ödemesi gerekir. Davacı son ödenen kira bedeli olan 23.000.000.- TL üzerinden %70 artışla 1998 yılı kira dönemi için 39.100.000.- TL'nin ödenmesini talep etmiş, davalı da 30 günlük süre içinde 35.000.000.- TL ödemiş olmakla eksik ödenen 4.100.000.- TL yönünden temerrüde düşmüştür. Bu durumda tahliye ve kira alacağı yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kaabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.3.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy