(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili davalı ile yaptıkları kira sözleşmesine dayanarak muaccel hale gelen Nisan, Mayıs ve Haziran kiralarının ihtarla bildirilen süre içinde ödenmediğinden bahisle temerrüt nedeniyle aktin feshi ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Davalı ise bu yerin vakıflar idaresine ait olduğunu, davacının vakıflar idaresinden kiraladığı bu yeri alt kiracı olarak kendisine kiraladığını, 4331 Sayılı Yasa ile ilk sözleşme ortadan kalktığına göre davacının da dava açma hakkı olamayacağından red kararı verilmesini savunmuş, mahkemece savunma da geçen nedenle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ile davalı arasındaki kira sözleşmesi 1.5.1997 başlangıç tarihli ve 1 yıl sürelidir. Davacının bu yeri daha önce vakıflar idaresinden kiralamış olması ve anılan yasa ile bu kiracılığın ortadan kaldırılması davacı ile davalı arasındaki kira sözleşmesine etkili değildir. Halen aralarında kiracı-kiralayan ilişkisi devam ettiğine göre işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava açma hakkı yönünden reddi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.3.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy