(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava itirazın kaldırılması ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 260. maddesine göre, temerrüt sebebine dayalı tahliye davasını kiralayanın açması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malikin ya da kiralananı sonradan iktisap eden kimsenin önceden kiracıya ihbar göndererek malik olduğunu, kira bedellerinin bundan sonra kendisine ödenmesini istediğini bildirmesi, bu sonuçsuz kalırsa şartları haiz temerrüt ihtarı tebliğ ettirmesi, ondan sonra dava açması icap eder.
Olayımızda; kiralanan müşterek mülkiyete tabi olup, 158/317 payı davacının kalan pay kiralayanın mirascısı H'nundur. Müşterek mülkiyet esasına tabi bu taşınmazda davacının tek başına akdin feshini istemeye hakkı bulunmamaktadır. Medeni Kanunun 624. maddesi hükmü gereğince diğer paydaşların pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması açısından muvafakatlarının alınması icap eder. Davadaki bu eksikliğin giderilmesi mümkün ise de davanın dayanağını teşkil eden temerrüt ihtarındaki bu eksikliğin davadan sonra tamamlanması mümkün olmadığından temerrüt nedenine dayanan bu davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 5.4.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy