(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar bir kısım davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava mesken ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalıya hükmün tebliği 28.1.1999 tarihinde yapılmış isede bu tebligat Tebligat Kanunun 20-21 ve Tüzüğün 28. maddesi hükümlerine uygun bulunmadığıdan davalıya yapılan tebligat geçersizdir. Bu nedenle davalının 18.2.1999 tarihinde yapmış olduğu temyiz itirazının süresinde olduğunun kabulü gerekirken, mahkemece verilen temyiz süresinin geçirildiğine dair karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, 18.2.1999 gün ve 1998/1227-1587 karar sayılı mahkeme ilamının kaldırılmasına karar verilip, davalının 5.3.1999 günlü temyiz dilekçesi üzerine dosya incelendi.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi herşeyden önce tarafların yargılama gününü bilmeleri ile mümkündür. HUMK'nun 73. maddesi, mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun davet etmeden hükmünü veremez kuralını içermektedir.
Hukuk mahkemelerinde asıl olan tarafların huzuru ile yargılamanın yürütülmesi olup usulün olanak tanıdığı hallerde duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda yargılamanın yürütüldüğü haller de vardır. Bu gibi durumlarda gerekli uyarıyı taşıyan çağrı kağıdının tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, deliller toplanarak sonuca ulaşılması gereklidir. Bu itibarla tebligat, bilgilendirme özelliği yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve tüzüğünün amacı da tebliğin muhatabına ulaşması konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bunun belgeye bağlanmasıdır.
Tebligat Kanununun 20-21 ve Tüzüğün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan herbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesini muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda, davalının ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalıya yapılan tebligat geçersizdir. Dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi icap ederken bundan zuhul olunması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.04.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy