(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davaıl vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi dekanlık önü bahçe büfenin işletme hakkının 5.4.1995 tarihli sözleşme ile CerrahpaşaTıp Fakültesi Vakfı'na verildiğini, sözleşmede devir yetkisi olmamasına rağmen kiracı vakfın kiralananı davalıya devretmesi nedeniyle akdin feshedildiğini, bu şekilde davalının kiralanan da fuzuli sağil durumuna düştüğünü belirterek tahliyesini istemiştir. Davalı vekili savunmasında davalının kiralananda yasal kiracı olduğunun kesinleşmiş yargı kararı ile sabit olduğunu, bu konuda kesin hükmün bulunduğunu, üniversite ile vakıf arasında yapılan sözleşmede devir yetkisi bulunduğunu, üniversite ile vakıf arasında yapılan sözleşmede devir yasağının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece üniversite ile vakıf arasında yapılan sözleşmede açıkça devir yetkisi verilmemiş olduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü tarafından dava önce davalı A.D. aleyhine açılan ve Fatih 1. Sulh Hukuk Hakimliği'nin 1997/130 Esas 1997/1080 karar sayılı ve 26.11.1997 tarihli kararla sonuçlanan davada vakıf ile üniversite arasındaki sözleşmenin feshedilmemesi, sözleşmede devir yasağının bulunmaması ve davalının vakfın kiracısı olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kesinleşen bu davada vakfın, kiralananda kiracı olduğu yargı kararına bağlanmıştır. Davacı rektörlük dava sonra 24.6.1998 keşide ve 12.7.1997 tebliğ tarihli ihtarname ile işletme hakkı sözleşmesini tek taraflı feshettiğini üniversite vakfına bildirmiş ise de bu bildirim kiralanan Borçlar Kanunu'na da 6570 sayılı kanuna da tabi olsa sözleşmenin sona erdiğini göstermez. Bu durumda bu davanın davalısı olan A.D.'ın fuzuli sağil olarak kabulü de doğru olmayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 19.04.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy