(818 S. K. m. 260) (7201 S. K. m. 20, 21)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Tebligat kanununun 20-21 ve tüzüğünün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda, temerrüt ihtarının tebliğinde davalının ne sebeple adreste bulunmadığı teşvik edilmemiştir. Bu durumda davalıya yapılan tebligat geçersizdir. Borçlar Kanunu'nun 260. maddesine göre yapılmış bir ihtar söz konusu olmadığından davalının temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda davanın reddine karar vermek gerekirken tahliyeye karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11.5.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy