(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkin olup, mahkemece tahliye kararı verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının icarında bulunan kiralanana belediye hizmetlerini gerçekleştirmek için ihtiyaçları bulunduğunu belirterek tahliye isteminde bulunmuş ve yine davalıya gönderdiği ihtarda da ihtiyaç konusunu açıkça belirlemeden bu yerin boşaltılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını, mevcut yerin kendileri için yeterli olduğunu, ayrıca halen boş veya kirada dükkânları olduğunu savunmuş, temyiz dilekçesinde de kendilerine kiralandıktan sonra boş olan başka yerlerin kiraya verildiğini bildirmiştir.
Mahkemece iddia samimi görülerek tahliye kararı verilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonrası bilirkişi tarafından düzenlenen 9.9.1998 günlü raporda kiralananın belediye binası dahilinde olduğu, kullanımının bazı tadilatlardan sonra mümkün bulunduğu bildirilmiş, 4.11.1998 tarihli ek raporda da bu yerin büyüklük ve kullanım itibariyle zabıta memurunun oturabileceği nitelikte bir yer olduğu beyan edilmiştir.
Dinlenilen davalı tanıkları davacı belediyeye ait 2 boş dükkânın bulunduğunu, ihtiyacın samimi olmadığını beyan etmişlerdir. Her ne kadar davacı tanıkları kiralanana zabıtanın oturması için davacı tarafın ihtiyacı olduğunu ifade etmişlerse de mahkemece davalının savunması ve savunmayı teyit eden tanıkların beyanları üzerinde durulmamış, ihtiyaca tahsis edilebilecek boş yerlerin bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Ayrıca yapılan keşifte de halen belediye araştırılmadığı gibi, ilk bilirkişi raporunda kiralanananın ihtiyaç için kullanılmasının ancak bir kısım tadilatla mümkün olacağının belirtilmiş bulunması hususu üzerinde de durulmamış, bu tadilatın nelerden ibaret olduğu araştırılmamıştır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durularak savunma da değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11.5.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy