(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava iki haklı ihtar nedeniyle tahliye istemidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir kira yılı içinde yapılmış iki haklı ihtara dayanan tahliye davasının kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malikin bu davayı açabilmesi için önce kiracıya ihtar tebliğ ettirerek kira bedellerinin kendisine ödenmesini istemesi ondan sonra ihtarları göndermesi gerekir. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun mahkemece kendiliğinden nazara alınması icab eder.
Bu davanın 6570 sayılı yasanın 7/e maddesi ve yerleşmiş içtihatlar uyarınca akdin hitamını izleyen bir ay içinde açılması zorunludur. İhtarlar dava şartı olduğu için süre kesme niteliğine haiz değildir. Süre konusu kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle re'sen gözetilmesi gerekir.
İhtarların bir kira yılı içinde muaccel hale gelmiş (istenebilir durumu almış) değişik ayların kirasına ilişkin olarak en az iki defa kiracıya tebliğ edilmesi haklılığı içinde ödemelerin ihtarların tebliğinden önce yapılmaması şarttır. Tebliğden sonra yapılan ödemelerin hukuki değeri yüktür. İhtarlar tebliğ ile hukuki sonuç doğuracağından ödemelerde tebliğ tarihinin esas alınması şarttır. Keşide tarihi sadece muacceliyet bakımından önem taşımaktadır. Zira muaccel olmayan (henüz ödenmesi gerekmeyen) kira parasının istenmesi mümkün değildir.
Süresiz akitlerde ve kira bedelinin senelik ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz.
Olayımızda: Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1.10.1992 başlangıç ve 31.12.1993 bitim tarihlidir. Yenilenen dönemin 1.1.1994'de başladığı ve seneden seneye yenilenerek devam ettiği anlaşılmaktadır. Dava ise 27.1.1998 tarihinde süresinde açılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde 1.1.1997-1.1.1998 kira yılı içinde davalı tarafından kira bedellerinin eksik ödenmiş bulunması nedeniyle 2 haklı ihtara sebebiyet verildiğinden kiralananın tahliyesi istenmiştir.
Davalı ödemelerin eksik olmadığını 1992 yılından beri ödemelerin yapılma biçimine davacı tarafından itiraz edilmeden kabul edildiğini, iki haklı ihtar olgusunun gerçekleşmediğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı aleyhine ihtarı ödeme emri tebliğ edilerek icra takibi yapıldığı icra takibinin 6570 Sayılı Yasada söz edilen ihtar mahiyetinde olmadığından bahisle tahliye davasına konu edilemeyeceğinden söz edilip davanın reddine karar verilmiştir.
İhtarlı ödeme emri İcra İflas Kanunu'nun 269/b. maddesi hükmü gereğince Borçlar Kanunu'nun 260. maddesinde yazılı ihtar yerine geçeceğinden iki haklı ihtardan açılan davada da ihtar olarak değerlendirilmelidir.
Mahkemece bu husus göz önünde tutularak işin esası incelenip bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.05.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy