(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 262. maddesi uyarınca akdin feshine ilişkin tahliye isteği 6570 Sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca hem Borçlar Kanunu hem de 6570 Sayılı yasa kapsamına giren ve bu yasanın 7/b-c-ç-maddelerine dayanan tahliye davalarına konu yerler için uygulanır. Bu maddenin tatbiki için akdin üsresiz hale dönüşmesi icap eder. Süresiz akitlerde 6 aylık dönemler için üç ay önce davalıya feshi ihbar tebliğ ettirilmesi ve o dönemin sonunda tahliye davasının açılması gerekir. Altı aylık dönemin birinde tebliğ ettirilen ihtar ancak o dönemin sounda dava açma hakkını verir. Daha sonraki dönem için hukuki sonuç doğurmaz. Borçlar Kanunu'nun kapsamına giren yerlerin tahliyesi için koşulları taşıyan feshi ihbar yeterlidir. Başka bir sebep aramaya gerek yoktur. 6570 sayılı yasa kapsamına giren ve süresiz akde konu teşkil eden bu yasanın 7/b-c-ç maddelerine dayanan tahliye davasına konu olan yerler için ise Borçlar Kanunu'nun 262. maddesindeki feshi ihbar sadece dava süresi için önem taşır. Süre yönünden ihbar koşulu yerine getirilmişse anılan yasanın 7/b-c-ç maddelerine dayanan dava sebebinin ayrıca ispatedilmesi şarttır.
Olayımızda taraflar arasındak sözlü kira sözleşmesinin başlangıcının 15.7.1996 olduğu ihtilafsızdır. Ancak davalı kira sözleşmesinin süresiz olduğunu ileri sürmektedir. Davacı vekili ise kira akdinin 1 yıllık olduğunu belirtmektedir. Zira sözleşmesinin süreli olduğunu davacı tarafın ispat etmesi gerekir. Ne var ki davacı kira sözleşmesinin süreli olduğu konusunda delil ibraz etmemiştir. Bu itibarla davacıya kira sözleşmesinin süreli olduğu konusunda delillerini sormak, varsa davalının mukabil delillerini istemek, kira sözleşmesinin süreli olup olmadığı tespit edilmek dava süresinde açılmış ise ondan sonra esas hakkında bir karar vermek gerekirken bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.06.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy