(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin satın aldığı kiralananı büro olarak kullanma ihtiyacında olduğunu belirterek 6570 Sayılı Yasanın 7/a maddesindeki sürelerden yararlanarak bu davayı açtığını belirtip kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı Tedaş Siirt Müessese Müdürlüğü vekili ise kiralananın bulunduğu binanın 4. katı ile 3. katının yarısının kendileri tarafından kiralanıp kullanıldığını, 3. katın diğer yarısınında Bağ-Kur'a kiralı olduğunu, dava konusu yerin 3. katta ve kendilerinin kiralayıp kullandıkları bölüm içerisinde olduğunu, bu yerin davacı tarafından kullanılmasının kendi güvenlikleri yönünden mümkün olamayacağını, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme, her ne kadar kiralananın bulunduğu bölüme giriş tek yerden sağlanıyor ise de bu hususun tahliyeye engel olamayacağını, davanın reddinin mülkiyet hakkının sınırlanması sonucunu doğuracağını bildirerek davanın reddine karar vermiştir.
Mahallinde yapılan keşifte kiralananın bulunduğu taşınmazın zeminle birlikte 5 kattan ibaret işhanı olduğu, kiralananın bulunduğu 3. katın yarısının davalı TEDAŞ diğer yarısının da BAĞ-KUR tarafından kullanıldığı iki bölümünün demir parmaklıklarla birbirinden ayrıldığı belirlenmiş ve düzenlenen raporda TEDAŞ'a girişin kat planına göre sadece sağdaki merdivenden sağlandığı, müesseseye giriş çıkışları da müesseseye merdiven giriş çıkışlarının kontrol edildiği, davacıya dava konusu yeri kullanmasına izin verildiğinde müessese faaliyetlerinin gerektirdiği iç ve iş güvenliğinin tehlikeye gireceği açıkça belirlenmiştir. Girişi tek bir yerden olan, güvenlik önlemleri ile işin yürütüldüğü anlaşılan bu bölümden davacıya büro olarak tek bir yerin verilmesi kullanım ve güvenlik yönünden pek çok sakıncalar doğuracağından davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.6.1999 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy