(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali, icra inkâr tazminatı davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava itirazın iptali ve taahhüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 15.10.1998 tarihinde açtığı dava ile davalının 22.12.1995 tarihli sözleşme ile kiracı olduğu kiralananı 10.9.1998 tarihinde tahliye edeceğine ilişkin 3.4.1998 tarihli tahliye taahhüdü vermesine rağmen süresinde boşaltmadığından bahisle davalının tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili 4331 sayılı kanunun iptal edilmesi sürecinde davacının durumundaki karaşıklıktan yararlanarak binalarla ilgili genel şartları gösteren bir belgeyi kendisine sunarak imzalamasını istediğini kendisinin davacının samimiyetine güvenerek bu belgeyi okumadan imzaladığını, belgedeki taahhüt şartıdan haberi olmadığını, tahliye taahhüdünün sonradan ortaya çıktığını, taahhütnamenin hata, hile ve ikrah ile alındığını asıl amacın kira bedelini arttırmak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının hile ile davalıyı yanıltarak taahhütnameyi imzalatması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davalının savunması doğrultusunda, tahliye taahhüdünün hata ile verildiği hususunda göstermiş olduğu tanıklar dinlenmiş, davalı tanığı H.A. ve Ö.Y. duruşmadaki beyanında davacının, acelesi olduğunu söyleyerek ve davalıyı telaşlandırarak göstermiş olduğu yerleri imzalattırdığını, davalının belgeyi okumadan imzaladığını söylemiş olmasına göre belgeyi okumadan imzalayan davalının kendi hatasından yararlanarak hataya düşürüldüğünü ve davacının, davalıyı hileyle iradesini yanılttığını ileri süremez. Davalının imzalamış olduğu tahliye taahhüdünün geçerlilik şartlarını taşıması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.6.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy