(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, kiracının alt kiracı aleyhine açmış olduğu temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, davalı İ.Ç.'ın sözleşmeyi vekil sıfatıyla imzalamasının kendine kiracılık sıfatı vermeyeceğine göre bu davalı hakkında açılan davanın reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı F.Ç. hakkında açılan davanın reddine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı mal sahibi M.S.A.'dan kiraladağı dükkânın yarısını 2.7.1988 yılında 1 yıl süre ile davalılardan F.Ç.'a kiraladığını, bu sözleşmeye dayanarak müvekkilinin kiralayan sıfatının halen devam ettiğini, mal sahibi ile yapılan yeni sözleşmeye göre yıllık kira bedelinin yarısı olan 450.000.000.- TL'yi çekilen süreli ihtara rağmen ödemediğinden bahisle temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine 450.000.000.- TL kira alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar 1.7.1991 tarihinden sonra mal sahibinin dükkânları ayırarak hem kendileri ile hem de davacı ile ayrı yazılı kira sözleşmesi yaptıklarını, kira bedellerinin asıl mal sahibine ödendiğini, davacının dava açma sıfatının bulunmadığını, istenen kira bedelinin belirgin olmadığını, davacının mal sahibi ile yapmış olduğu anlaşmanın kendilerini bağlamayacağını, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme davalının alt kiracı olduğunu kabul ile birlikte kira bedelinin belirgin olmaması nedeniyle temerrüt şartlarının gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar vermiştir.
Davalılar kararın gerekçe kısmını temyiz etmeye hakları olduğu halde, temyiz etmemeleri nedeniyle Fadime'nin alt kiracı olduğu hususu kesinleşmiştir.
Taraflar arasındaki 2.7.1988 başlangıç ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile yıllık kira 1.800.000.- TL olarak kararlaştırılmıştır. Davacı yıllık kiranın 450.000.000.- TL olduğundan bahisle temerrüt ihtarı göndererek bu miktar üzerinden ödemenin yapılmasını istemiş ise de yıllık kira parası ihtilaflı olduğundan davacının bu iddiasını kanıtlaması gerekir.
Davalı ile davacı arasındaki sözleşmede kararlaştırılan yıllık kira parası dahi usulüne uygun olarak tebliğ edilen temerrüt ihtarına rağmen ödenmediğinden temerrüt olgusu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ile birlikte yıllık kira parasının ne olduğunun saptanarak kira alacağına hükmetmekten ibaretken yazılı şekilde red kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenle davalı İ. hakkında açılan davanın reddine ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, 2. bentte yazılı nedenle F.Ç. hakkında açılan tahliye davasının reddine ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.6.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy