(6570 S. K. m. 7) (7201 S. K. m. 21)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava iktisap ve konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi isteminden ibarettir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6570 Sayılı Yasa kapsamına giren kiralananı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracının yaptığı sözleşmeye dayanarak akdin hitamında isterse 6570 Sayılı Yasa'nın 7/d maddesindeki sürelerden yararlanarak kiracı hakkında ihtiyaç nedeni ile dava açabilir. Bu iki yoldan hangisi yararına ise onu seçmek yeni malikin hakkıdır. Davada 6570 sayılı Yasa'nın 7/d maddesine dayanılıyorsa yeni malikin dava açabilmesi için iktisaptan itibaren 1 ay içinde kiralananı satın aldığını ihtiyacında kullanacağını kiracıya bildirmesi ve yine iktisaptan itibaren 6 ayın geçmesini beklemesi gerekir. İhtarın iktisaptan itibaren 1 ay içinde kiracıya keşidesi değil, tebliği şarttır. Davanın iktisabı izleyen 6 y geçtikten sonra açılması süreye bağlı değildir. Akdin sonuna kadar davalı ikamesi mümkündür. 1 ayın ve 6 ayın hesabında iktisap edilen günün de hesaba dahil edilmesi gerekir. 6 aylık süre dolmadan açılması nedeniyle dava reddedilirse, bu süre dolduktan sonra aynı nedenle ikinci dava açılabilir. Birinci davanın derdestliği ve kesin hüküm sayılması söz konusu değildir. Ancak iktisabı izleyen 1 ay içinde ihtar tebliğ edilmemişse sonradan bunun giderilmesi mümkün değildir.
Olayımızda: Davacı tarafından davalıya iktisap ve ihtiyaç durumunu bildirir ihtarname 30.10.1997 tarihinde keşide edilmiş ise de, ihtarname muhatabın adreste bulunmaması sebebiyle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca 7.11.1997 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Ancak tebliğ şerhinde davalının ne sebeple adreste bulunmadığı tavsik edilmemiştir. Bu nedenle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmiş sayılmasına imkân bulunmadığından buna dayanılarak açılan tahliye davasının reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nin 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.9.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy