(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi, itirazın iptali, % 40 icra inkâr tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
BK 260. maddesi uyarınca temerrüt sebebine dayalı tahliye davasını kiralayanın açması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden kimsenin önceden kiracıya ihbar göndererek malik olduğunu, kira bedellerinin bundan sonra kendisine ödenmesini istemesi, bu sonuçsuz kalırsa şartlara haiz temerrüt ihtarı tebliğ ettirmesi, ondan sonra dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilmesi icabeder. Kiracıya tebliğ edilen ihtarın yasal şartları taşıması, istenen kira parasının muaccel olması gerekir. Kira parası götürülüp kiralayanın ayağında ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, ona götürülerek elden verilmesi veya masrafı kiracıya ait olmak şartıyla, konutta ödemeli olarak gönderilmesi gerekir. Buna uygun olmayan ödemeler yasal değildir. Ancak buna aykırı bir ödeme teamülü taraflar arasında yerleşmişse ona uygun ödeme de geçerli sayılır. Kiracı veya kiralayanın temerrüdü bu esaslara göre çözümlenir.
Olayımızda: Davacı kiralananı 4.3.1996 tarihinde iktisap ettiğini, davalının bu durumu 10.4.1996 tarihli kaymakamlık tahkikatı ve Alanya 2. İcra Müdürlüğü'nün 1998/198 ve 1. İcra Müdürlüğü'nün 1998/467 sayılı dosyaları ile öğrendiğini, buna rağmen aylık 50.000.000 TL'den icra takiplerine konu Şubat 1996 ayından Nisan 1998 ayına kadarki kira paralarını ödemediği, davalının icra takiplerine yaptığı itirazlarının iptalini, % 40 icra inkâr tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı 1990 yılına eski malik O. Ö.yle yapılan kira sözleşmesi gereğince kiracı olduğunu, 1998 yılı kiraları dahil bütün kiraları ona ödediğini kira miktarının neye dayanarak hesaplandığının anlaşılmadığını, 1996 yılında taşınmazın malik değiştirdiğinin, kanuna uygun bir ihtarname ile bildirmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Davacı kiralananı 4.3.1996 tarihinde iktisap etmiş, davacının vekili İ. Y., davalıyı hasım göstererek 10.4.1996 tarihinde kaymakamlık tahkikatı yaptırmıştır. Düzenlenen bu tahkikat fezlekesi içeriğine göre davalı yeni maliğin davacı olduğunu öğrenmiştir. Kaldı ki davalı hakkında 20.1.1998 tarihinde yapılan icra takibi ile davalı, davacının malik olduğunu bir kere daha öğrenmiştir. Bu durumda artık tekrar davacının yeni malik olması nedeniyle kira bedellerinin kendisine ödenmesini ihtarname ile davalıya bildirmesi gerekmez. Açıklanan nedenle, dava şartı yerine getirilmiş olduğundan, işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.09.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy