(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüd nedeniyle tahliye ve alacak istemine ilişkin olup, mahkemece temerrüt nedeni ile tahliye ve ödenmeyen 1999 yılı Şubat ayı kirası 49.500.000.- TL'nin tahsiline karar verilmiş hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Kira bedelleri için kiralayana bono verilmişse, tarafların anlaşmasıyla kira alacağının tahsili ticari senede bağlanmış demektir. Hal böyle olunca ticari senetlerin tahsiline ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir. Ticari senetlerin ciro kabiliyeti olduğundan kiracının verdiği senedin kimin elinde olduğunu bilmesi icab eder. Bu senet bankaya tahsile verilmişse gönderilen ihbarla senedin ödeme yeri borçlu tarafından biliniyor demektir. İhbara rağmen ödenmemesi halinde iki haklı ihtar veya temerrüt konusu yapılıp buna ilişkin ihtarlar gönderilebilir. Senet tahsile verilmeyip alacaklının elinde tutuluyorsa, alacaklının borçlunun ayağına gidip senedi verip karşılığını alması gerektiğinden bu yola gitmeden doğrudan doğruya ihtar göndererek iki haklı ihtar veya temerrüt konusu yapması mümkün değildir.
Olayımızda: Taraflar arasındaki 1.12.1997 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesinin hususi şartlar kısmının 3. maddesinde kira bedelleri için ait oldukları aylara ait 24 adet senet alındığı yazılı bulunmaktadır. Bu durumda yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde araştırma yapılmadan hüküm kurulması hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 16.9.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy