(743 S. K. m. 627, 628)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davaıl tarafından süresi çinde temyiz edilliş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunpu gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava bir parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi isteminden ibarettir. Mahkemece taşınmazın aynen taksimine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1 - Ortaklığın giderilmesi davalarında taksime karar verilebilmesi için imar durumunun buna musait olduğunun belediyenin cevabı ile tespit edilmiş olması lazım geldiği gibi dava konusu taşınmazın bir kısmının davalıya, kalanının davacılara bırakılması sureti ile taksim yapılamaz. Bütün hissedarlara birer parça verilmek suretiyle taksiminin mümkün olup olmadığı araştırılmak lazım gelir. Taksimi mümkün olmazsa taşınmaz malın satılarak payları oranında paydaşlara dağıtılması suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmek gerekir.
Olayızımda mahkemce dava konusu 953 ada 1 parsel nolu taşınmazın sadece aynen taksimine karar verilmiş, hangi paydaşa hangi kısmının düştüğü hususu kararda gösterilmemiştir. Böyle bir kararın infaz kabiliyeti olduğundan söz edilemez. Kaldı ki mahkemece karara dayanak yapılan krokide taşınmazın 210.223 m2'lik kısmının dvalıya, 4237 m2lik kısmının da 1/2'şer hisse olarak davacılara düşecek şekilde ifrazının mümkün olduğu belirtilmiştir. Davada taraflar üç kişi olup bir taşınmaz malda her paydaşa müstakilen tapuya geçebilecek şekilde bir taşınmaz mal parçası isabet etmedikçe taksim kararı verilemez. Bir kısım paydaşların paylarının şuyuulu bırakılmasının da yasal dayanağı yoktur. Bu hususda trafların muvafakatı da bulunmamaktadır. Bu durumda bilirkişiye taşınmaz malın bütün paydaşlar arasında taksiminin mümkün olup olmadığının tespit ettirilmesi ve taksimi kabil olduğu anlaşıldığı takdirde taksim projesiin belediyeye gönderilip imar durumuna göre göszterilen şekilde taksim yapılıp yapılamayacağınnı sorulması ve sonucuna göre anlaşmazlığın çözülmesi gerekirken bundan zuhul olunması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmaldır.
2- Kabule göre de taşınmazın taksimine karara verilmesi nedeniyle taşınmazın değeri üzerinden binde 2.4 oranında harç alınmaması ve ortaklığın giderilmesi davaları her iki taraf için de benzer sonuçlar doğrudan davalardan olduğundan ve bu davada kazanan veya kaybeden taraf bulunmadığından davacının payı oranında yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.09.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy