(818 S. K. m. 260) (743 S. K. m. 524)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme kiralananın tahliyesine, kira alacağının tahsiline karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kiralanana ait kira sözleşmesi Özer ile kiracı İlhan arasında yapılmıştır. Dosyada mevcut tapu kaydından taşınmazın müşterek mülkiyete tabi olduğu, davacının 155/250 payı bulunduğu anlaşımaktadır. Davacı malik sıfatıyla bu davayı açmıştır, kira akdinin tarafı değildir. Taşınmaz müşterek mülkiyete tabi olduğuna göre davacının tek başına aktin feshini istemeye hakkı bulunmamaktadır. Medeni Kanunun 524. maddesi hükmü sebebiyle diğer paydaşın, pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması açısından muvafakatının alınması icabeder. Ne var ki davadaki bu eksiklik giderilebilse dahi davanın dayanağı olan ihtarnamedeki eksikliğin davadan sonra tamamlanması mümkün değildir. Bu nedenle temerrüt sebebine dayanan tahliye davasının reddi icap eder. Bu esastan zuhul olunarak tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Diğer taraftan davacı tüm kira parasının tahsilini istemiştir. Kira parası alacağı bölünebilen alacaklardan olduğundan kendi payı oranında istekte bulunabilir. Bu bakımdan alacağın tamamına hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.9.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy