(7201 S. K. m. 20, 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı N. U. A. tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar hüküm davalıya 2.12.1998 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçeside 18.12.1998 tarihinde verilmiş ise de hükmün Tebligat Kanunun 21. maddesinde belirtilen usule uygun olarak tebliğ edilmediği, tebligatın geçerli olmadığı bu nedenle temyiz isteğinin süresinde yapıldığı anlaşılmakla işin esasının incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Tebligat Kanununun 20-21 ve Tüzüğün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan herbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesini muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda, davalının ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalıya yapılan tebligat geçersizdir. Dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi icap ederken bundan zuhul olunması hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. 428. maddesi uyarınca hüküm BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy