(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davalılardan İlhan tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş hüküm davalı İlhan vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilinin oğlu Mehmet'in halen boşta olduğunu, kiralananda nalburiye ticareti yapacağını ileri sürerek tahliyesini istemiştir.
Davalı İlhan vekili, ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, davacıya ait halen boş dükkânlar bulunduğunu davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kiralananda ve boş olduğu iddia olunan davacıya ait dükkânlarda uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılmıştır. Keşif sonunda düzenlenen uzman bilirkişi raporunda kiralananın 4 katlı binanın zemin ve 1. normal katındaki iki ayrı bölümden oluştuğu her bir bölümün 80 m2 ve toplam 160 m2 yüzölçümünde olduğu yapılacak işe uygun ve elverişli bulunduğu, davacıya ait üç adet boş dükkânın ise bodrum katında bulunup havalandırma ve ışığnı yetersiz olduğu nalburiye işi için uygun ve elverişli bulunmadığı belirtilmiştir.
Davalı vekili 26.6.1999 tarihli oturumda, kiralananın alt katını veya üst katını boşaltabileceklerini kısmi tahliyenin mümkün olduğunu, bu hususta yeniden keşif yapılmasını istemiştir. Davacı vekili aynı oturumda kısmi tahliye teklifini kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Davalı tarafça kısmi tahliye teklif edildiğine göre mahkemece uzman bilirkişi marifetiyle kiralananda yeniden keşif yapılarak her bir bölümün ayrı ayrı ihtiyaçlının yapacağı işe uygun ve elverişli olup olmadığının saptanması, kiralananın bölümlerinden herhangi birisinin tek başına yapılacak işe uygun ve elverişli bulunduğunun saptanması halinde davacı vekilinin kısmi tahliye teklifini kabul etmediğine ilişkin beyanı karşısında ihtiyaç iddiasının samimi olmadığının kabulüyle davanın reddine karar verilmesi, kiralananın bölümlerinden herhangi birisinin tek başına yapılacak işe elverişli olmadığının saptanması durumunda ise şimdiki gibi tahliyeye karar verilmesi gerekirken bundan zuhul olunarak noksan inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.9.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy