(743 S. K. m. 658)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan şuf'a davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün akğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava şuf'alı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde dava konusunu taşınmazda paydaş olan A'nin 1/2 hissesini 2.12.1996 tarihinde 20.000.000.-TL bedelle davalıya sattığını, satışdan davacının haberdar edilmediğini, davacının satışı, dava tarihinden bimr hafta önce öğrendiğini şuf'a hakkını kullanmak istediğini belirterek şuf'alı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davacı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacının satıştan daha öncesinden itibaren haberdar olduğunu, dava konusu hisseyi satın almayı kabul etmediğini, satışı aynı gün öğrendiğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmayan advanın reddine karar verilmiştir.
Medeni Kanunun 658/III. maddesi uyarınca satışına öğrenildiği günden başlayarak bir ay içinde şuf'a hakkının kullanılması gerekir. Aksi halde o satış yönünden hak düşmüş olur. Ancak hakkın düşebilmesi için şuf'a hakkı sahibinin satışı ve özellikle onun esaslı koşullarını yani satışın konusunu, bedelini ödeme koşullarını ve alıcıyı öğrenmesine rağmen bu hakkını bir aylık süre içinde kullanmadığının davalı tarafından ispatlanması şarttır. Bu husus her türlü kanıtla ispatlanabilir.
Olayımızda davalı öğrenmenin daha önce vaki olduğunu ileri sürdüğüne göre bu savunmasını ispatla yümülüdür. Nitekim davalı bu konuda tanık dinletmiş tanıklardan H M ve A, pay satışı henüz yapılmadan davacının haberdar olduğunu ancak vaktinin olmaması ve kmaddi durumunun iyi olmaması nedeniyle hisseyi almayacağını söylediğini satışı ne zaman öğrendiğini bilmediklerini beyan etmişler, tanık M ise yer zaman ve olay göstermeden satış yapıldığında davacının haberi olduğunu belitmiştir. Şuf'a hakkı tapudaki satış işleminden sonra doğacağından, şuf'alı payın daha önce satılacağınnı öğrenilmesi veya hak sahibinin vaki satın alma teklfini kabul etmemesi hiç bir hukuki değer taşımaz. Bu durumda davalı, davacının satışı daha önce öğrendiğini ispatlayamamış olması nedeniyle davacıya şuf'a bedelini depo ettirmesi için münasip mehil verilerek depo etmesi halende advanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA) ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.11.1999 taihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy