(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, davalının 20. 10. 1996 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesiyle aylık 10.000.000.-TL ile kiracı olduğunu, 20.10.1997/20.10.1998 kira yılı içinde iki haklı ihtara maruz kaldığını iddia ile kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili, her ne kadar kira sözleşmesinde kira parasının davacıya ait İş Bankası Şubesindeki 200158 nolu hesaba yatırılacağı yazılı ise de daha sonra davacının Ziraat Bankası Beypazarı Şubesindeki hesap numarasını verdiğini ihtarla istenen kira paralarının Ankara'dan Beypazarı Ziraat Bankası'na havale edildiğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı tarafından keşide olunan ihtarların tümünün de telgraf ihtarı olduğu, telgraf ihtarının muhatabına bizzat tebliğinin gerektiğini, yalnız 25.12.1997 tarihinde keşide olunan ihtarın bizzat davalıya, diğer ihtarların ise başka kişilere tebliğ olunduğu bu nedenle iki haklı ihtarın gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 20.10.1996 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. Kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 2. maddesinde kira paralarının her ayın yirmisinde İş Bankası Beypazarı Şubesi 200158 nolu hesaba yatırılacağı belirtilmiştir. Davalı vekili kira paralarının Ziraat Bankası Beypazarı Şubesindeki davacı hesabına Ankara Demetevler, Karşıyaka ve O.D.T.Ü. Şubelerinden çeşitli tarihlerde havale suretiyle gönderildiğini savunmuştur. Mahkemece Ziraat Bankası Beypazarı Şubesindeki davacı S. Odabaşıoğlu hesabıyla ilgili hesap özeti istenmiştir. Ancak dosyada mevcut hesap özetinde davacı hesabına yatırılan paraların kim tarafından yatırıldığı belirtilmemiştir. Diğer yandan davalı vekili, davacı tarafından keşide olunan ihtarların tebliğinin usulsüzlüğüne dair her hangi bir savunmada bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece ihtarların telgraf ihtarı olduğu ve bizzat tebliğinin gerektiği resen göz önüne alınamaz. Bu itibarla mahkemece davalının havale suretiyle gönderdiğini savunduğu tarihteki ödemelerin kimin tarafından gönderildiğinin ilgili banka şubesinden sorulması ve davalı tarafından gönderildiğinin anlaşılması halinde ödeme tarihlerine nazaran davacı tarafından keşide olunan ihtarların haklı olup olmadığının tespitiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bundan zühul olunarak noksan inceleme sonucu yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 9.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy