(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 262)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, feshi ihbar nedeniyle tahliye ve ecrimisil istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1 - B.K.nun 262. maddesi uyarınca aktin feshine ilişkin tahliye isteği 6570 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca hem Borçlar Kanunu, hem de 6570 sayılı yasa kapsamına giren ve bu yasanın 7/b, c, ç maddelerine dayanan tahliye davalarına konu yerler için uygulanır. Bu maddenin tatbiki için aktin süresiz hale dönüşmesi icabeder. Süresiz akitlerde 6 aylık dönemler için üç ay önce davalıya feshi ihbar tebliğ ettirilmesi o dönemin sonunda da tahliye davasının açılması gerekir. Altı aylık dönemin birinde tebliğ ettirilen ihtar ancak o dönemin sonunda dava açma hakkını verir, daha sonraki dönem için hukuki sonuç doğurmaz. B.K. kapsamına giren yerlerin tahliyesi için koşulları taşıyan feshi ihbar yeterlidir. Başka bir sebep aramaya gerek yoktur. 6570 sayılı yasa kapsamına giren ve süresiz akde konu teşkil eden bu yasanın 7/b, c, ç maddelerine dayanan tahliye davasına konu olan yerler için ise BK.nun 262. maddesindeki feshi ihbar sadece dava süresi için önem taşır. Süre yönünden ihbar koşulu yerine getirilmişse anılan yasanın 7/b, c, ç maddelerine dayanan dava sebebinin ayrıca ispat edilmesi şarttır.
Olayımızda: Kira sözleşmesi davacılar murisi C.İ. ile yapılmıştır. Bu sözleşme 15.2.1992 başlangıç tarihli 6 yıl süreli olup kiralanan arsa vasfındaki taşınmazdır. Dava, davacının mirasçıları olan şahıslar tarafından 1.05.1998 tarihinde açılmıştır. Sözleşmenin bitim tarihi 15.2.1998'den sonra süresiz olarak uzamıştır. Davacılar tarafından yukarıdaki esaslara göre yapılmış feshi ihbar bulunmadığından davanın süresinde açıldığı kabul edilemez. Tahliye isteğinin bu yönden reddine karar verilmesi gerekirken tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
2 - Davacılar alacak isteminde de bulunmuşlar, mahkemece 50 milyon TL işgal tazminatına hükmedilmiş ise de, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğuna göre istenen alacağın kira parası olduğu kabul edilmeli ve uyuşmazlığın sözleşme hükümleri ve bu konudaki iddia ve savunma dikkate alınarak çözümlenmesi gerekir. Bu husus göz önünde tutulmadan ecrimisile hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 11.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy