(1086 S. K. m. 288, 289)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafnıdan süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava iktisap ve konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi isteminden ibarettir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde mecuru 19.4.1998 tarihinde satın aldığını kiralanana konut olarak ihtiyacının bulunduğunu belirtmiş davalı da savunmasında kiralananda kendisinin kiracı olmadığının babasının kiracı olduğunu belirterek husumet nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı husumet itirazında bulunduğuna göre öncelikle kira sözleşmesinin taraflarının açıkça tespiti gerekir. Yazılı bir sözleşme bulunmadığına, davalı kiracının kendisi değil babası olduğunu savunduğuna göre, kiracının davalı olduğunu ispat yükü davacıya aittir. Davacı, yazılı bir belge ibraz edemediğine ve bu konuda tanık dinletme isteğine, davalı tarafından 14.5.1997 günlü dilekçede açıkça karşı çıktığına göre bu konuda şahit dinlenmesi mümkün değildir. Bu durumda davacıdan, davalıya yemin teklif hakkı hatırlatılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmeli, ancak davalının sözleşmeye taraf olduğu anlaşıldığı takdirde işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bundan zuhul olunarak davanın esasına ilişkin hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.2.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.*
Full & Egal Universal Law Academy