(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasınav dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalıdan olan kira alacağının tahsili için hakkında ilamsız icra takibi yaptığını, davalının kiralanana girdiği tarihten itibaren hiç kira parası ödememesine rağmen borcu olmadığından bahisle haksız yere itirazda bulunduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili taraflar arasında 1.12.1997 tarihli kira sözleşmesi olmadığını davalının davacıya ait depoyu yıllar önce kiraladığını daha sonra aralarında anlaşmazlık çıkınca davacının taşınmazın anahtarını değiştirip davalının kiralanandaki masa sandalye gibi eşyalardan yararlanmasını engellediğini bu nedenle ihkakı hak suçundan cezalandırıldığını, davalının içerdeki eşyalarını almak isterken davacının sanki davalı kendi isteği ile eşyaları orada bırakıyormuş gibi davalının hakkında icra takibi yaptığını kira borcunun bulunmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalının kiralananda 1.12.1997 tarihli sözlü akitle aylık 5.000.000.TL kira bedeli ile kiracı olduğunu belirterek 1997 Aralık 1998 Kasım ayları kirasının tahsili için hakkında icra takibi yapmıştır. Davalının takibe itirazı üzerine açılan işbu davada davalı kira ilişkisine dolaylı da olsa itiraz ettiğine göre kira sözleşmesine dayanan davacının kira ilişkisini ve kira bedelini ispatlaması icap eder. Ancak mahkeme taraflar arasında sözlü kira ilişkisinin kurulduğunu davacının aylık kiranın ne kadar olduğunu kanıtlayamadığından bahisle davayı reddetmiştir. Davacı hüküm gerekçesini temyiz etmediğinden taraflar arasındaki kira ilişkisi kesinleşmiştir. Davalı kiracı olduğuna göre muayyen bir kira bedeli ödeyecektir. Bu ödemeyi davalı kanıtlayamadığından temerrüt gerçekleşmiştir. Kira alacağı yönünden ise davacının aylık kira parasının 5.000.000.TL olduğunu ispatlaması gerekir. Mahkemece alacak yönünden davacıdan delillerini sorması varsa davalının mukabil delillerini toplaması ve tüm delilleri birlikte değerlendirmek suretiyle kira alacağı hakkında da bir karar verilmesi gerekirken noksan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 21.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy