(1086 S. K. m. 43, 459) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu yere ilişkin önceki malikle yapılan 1.2.1999 tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesinde kiracılar Ö I ve N I'tır. Davacılar mecuru 27.7.1999 tarihinde satın almışlar, bu iktisabı bildiren ihtarı sözleşmede adı yazılı Ö I ile sözleşmede ismine rastlanmayan N I adına gönderip ardından ödenmeyen kiralar için yine bu şahıslar adına icra takibi yapmışlar ve temerrüde dayanan tahliye davasını da bu şahıslar aleyhine açmışlardır. Sözleşme Ö I ve N I ile yapıldığına göre temerrüt ihtarı niteliğindeki ödeme emrinin de sözleşmede adı yazılan şahıslara gönderilmesi ve davanın da onlar adına açılması gerekirken N I hakkında takip yapılması ve dava açılması doğru değildir. Aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu gözönünde dikkate alınarak Ö I ve N I hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi;
Usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 21.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy