(818 S. K. m. 248) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı sözleşmenin feshi-tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, akdin feshi sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile yapılan 15.12.1984 başlangıç 30.9.1996 bitim tarihli sözleşmenin belirsiz süre olarak yenilendiğini ve çekilen ihtara rağmen kiralananın boşaltılmadığından bahisle tahliye isteminde bulunmuştur.
Davalı dava konusu taşınmazın malikinin Hazine olduğunu, davacının dava açma sıfatının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının malik sıfatı bulunmadığı gibi tapu maliki ile aralarında anlaşmada olmadığı böylece geçerli bir kira sözleşmesinin varlığının kanıtlanamadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kiralananla ilgili yazılı kira sözleşmesinin davacı ile davalı arasında yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca daha önce açılan ve Babaeski Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen 1995/409 esas 1996/631 sayılı davada da davacı ile davalının arasında akdi ilişkinin varlığı kabul edilmiş ve bu konudaki mahkeme hükmü de kesinleşmiştir. Bu durumda mahkemenin kira sözleşmesinin geçerli olmadığı yolundaki kabulü doğru değildir. Kiralayanın dava açması için malik olması şartı da aranmayacağına göre işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 22.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy