(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Davacıların vekili, 1.2.1999 günlü dava dilekçesi ile müvekkillerinden Hilmi Kılıçarslan'ın işyeri ihtiyacı nedeniyle dava konusu kiralananı tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını, davanın kirayı arttırmaya yönelik bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, taşınmazın tahliyesine karar vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1.1.1997 başlangıç tarihli, aylık 500.000.000 TL ve iki yıl sürelidir. Dava açıldığı tarihte aylık kiranın 1.250.000.000 TL olduğu, kiralananın köfteci-kebapçı işyeri olarak kullanıldığı çekişmesizdir. Çözümlenmesi gereken ihtilaf, davacı ihtiyaçlının ihtiyacının gerçek ve samimi olup olmadığı konusudur.
6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunun 7. maddesinin c bendi kiralayan gayrimenkulü kendisinin veya eşinin veya çocuklarının bir meslek veya sanatı icra etmesi için kullanma ihtiyacında ise kira akdinin sonunda tahliye davası açabilir hükmünü içermektedir.
Bu maddede sözü edilen ihtiyaç kelimesi gereklilik, çaresiz kalıp istemek anlamında kullanılmıştır. O nedenle davacı tarafın ihtiyacının, bu manada gerçek samimi ve zorunlu bir ihtiyaç olması gerekmektedir.
Olayımızda; Davacıların 1.1.1977 başlangıç tarihli kira sözleşmesinden önce çektikleri 27 Kasım 1996 günlü ihtarla ihtiyaçlı Hilmi Kılıçarslan'ın bu yere ihtiyacı bulunduğu, bunun ciddi ve samimi olduğu vurgulandıktan sonra aylık kiranın 700.000.000 TL olmasını istedikleri görülmektedir.
Ne var ki davacıların 1.1.1997 tarihinde aylık 500.000.000 TL kira ile iki yıl süreli olarak yeni sözleşmeyi de düzenlemişlerdir. İki yıllık bu süre bittikten sonra bu kez aynı kişinin ihtiyacı nedeniyle temyize konu dava açılmıştır. İhtiyaçlı Hilmi Kılıçarslan'ın Başkent Okul Tur Limited Şirketinin ortağı iken hissesini 29.1.1999 tarihli kararla yani bu davanın açılmasından iki gün önce devrettiği Ankara Ticaret Sicili Memurluğunun 9.6.1999 günlü yazısından anlaşılmaktadır. Davalı tarafın göstermiş olduğu tanıklardan bir kısmı davacı yanın yeni dönem için davalıdan 8 bin dolar aylık kira istendiğini bir kısmı ise %25 kâr ortaklığı teklif ettiğini davalı tarafın bunu kabul etmediğini söylemişlerdir.
Davacı tarafın göstermiş olduğu tanıklar ise davacının taşımacılık işini bıraktığını, eşinin ölümünden ve yaptığı kazalardan sonra bu işte çalışamadığından, kiralananda şu anda yapılan köftecilik-kebapçılık işini 19 yaşındaki oğlu ile birlikte yapacağını, ihtiyacının gerçek ve samimi olduğunu bildirmişlerdir.
Davacı tarafın dava açılmadan iki gün önce mevcut işini terketmesi, sözleşmeden önce çekilen ihtar ile de ihtiyaç iddiasının varlığının ileri sürülmesi ancak tekrar sözleşme yapılması, bu dönemin sonuna doğru kira parasının yüksek miktarda istenmesi gibi olgular ve davalı tanıkları anlatımları karşısında davacı yanın ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle yerel mahkemenin aksi kanaatle davanın kabulüne karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin hükmünün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 3.2.2000 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava evrakı münderecatına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre kiralananın tahliyesine ilişkin mahalli mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündeyiz.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy