(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davayı kabul etmiş, hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.
6570 sayılı yasanın kapsamına giren yerler için bu yasanın 12. maddesi uyarınca akde aykırılıktan kiracı veya fuzuli şagil hakkında birlikte veya bunlardan istenen hakkında müstakilen tahliye davası açılabilir. Aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı için her ikisi için birlikte dava açma mecburiyeti yoktur. Kiracı için açılacak davada daha önce kiracıya süreli ihtar tebliğ edilerek kiralananın akde uygun hale getirilmesinin istenmesi ve bunun neticesiz kalması şarttır. Fuzuli şagil hakkında açılacak davada böyle bir ihtar tebliği gereği yoktur.
Olayımızda: Davacı davalılardan kiracı A. K E sözleşmeye aykırı olarak kiralananı diğer davalılara devrettiğini ileri sürerek açmış olduğu iş bu dava ile taşınmazın tahliyesini istemiştir. Davalılar kiralanana birlikte girdiklerini akde aykırılığın bulunmadığını davanın reddini savunmuşlardır.
Davacı kiralananı 17.9.1998 tarihinde iktisap etmiştir.
1.1.1992 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi eski malik ile davalılardan A. K E arasında yapılmıştır. Davalılar kiralanana birlikte girdiklerini savunmuşlar bu savunmalarını kanıtlama yönünden tanık göstermişlerdir. Dinlenen tanıklar da savunma doğrultusunda beyanda bulunmuşlardır. Davacı da fuzuli şagil olduğunu iddia ettiği davalı Ş Ç K'nın kiracılığından bahisle bu davayı açmadan önce ihtiyaç nedeniyle hakkında tahliye davası dahi açmıştır. Bu durumda davacının devre muvafakatının olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki yukarıda belirtildiği üzere kiracı aleyhine akde aykırılık nedeniyle tahliye davası açılmadan önce akde aykırılığın giderilmesi için süreli ihtar gönderilmesi ve bu ihtarın da neticesiz kalması gerekir. Davacı davalı kiracı A. K E'e süreli ihtar dahi tebliğ ettirmemiştir. Bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 4.4.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy