(743 S. K. m. 629, 630) (6570 S. K. m. 7/b-c-ç)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görşülüp düşünüldü.
Karar: Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
6570 sayılı Kanunun 7/b-c-ç maddeleri uyarınca açılacak davalarda dava hakkı kiralayana aittir. Davalı davacının kiralayan sıfatına karşı çıkarsa bunu davacını ispat etmesi gerekir. Kiralayanın dava hakkı mutlak olup malik olma şartı yoktur. Kiralayan durumunda olmayan malikinde bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Ancak kiralanan müşterek mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması iştirak halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm iştirakçilerin katılmalarının temini gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir ortak tarafından açılan davada sonradan duruşmada ortakların advaya muvafakat beyanlarının alınması veya buna ilişkin imzaları noterce tasdikli belgenin ibrazı veya müşterek avukata vekaletname verme suretiyle de sağlanır. İştirakli durumda bu temin edilmezse MK. 581-630 maddeleri uyarınca tapu maliki murisin terekesine mümessil tayin ettirilerek mümessil huzuriyl dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin bu hususun esasen gözönünde tutulması icabeder.
6570 sayılı Yasanın 7/b ve c maddesi kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açabileceği sınırlı olarak saymıştır. Buna göre kiralayan veya kiralayan durumunda olmayan malik kendisinin, eşinin ve çocuklarının konut ve işyeri ihtiyacı için dava açabilir. Bunların dışındaki bir kimsenin ihtiyacı için dava açma imkanı yoktur.
Olayımızda: Kiralaan tapuda İhsan Adına kayıtlıdır. Davacılar Şehriban ve arkadaşları işbu davayı malik sıfatıyla açmışlardır. Miras bırakan ihsan ölümüyle terekesi iştirak halindedir. Bu durumda davaya tüm mirasçıların katılması gerekir. Adı geçenin mirasçılık belgesine göre davacılar dışında Mehmet adına bir mirasçısı daha bulunmaktadır. Bu itibarla yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde işlem yapılarak Mehmet'in de davaya katılmasının sağlanması gerekirken dava hakkına iilşkin bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.4.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy