(818 S. K. m. 355) (743 S. K. m. 659)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan şuf'a davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava şuf'alı payların iptali istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile hissedar H.'nin malik iken müvekkilinin haberi olmadan vekalet verdiği Ö. tarafından değişik tarihlerde davalılara pay satıldığını olaydan 29.8.1997 tarihinde müvekkilinin haberi olduğunu belirterek şuf'alı payın iptalini istemiştir.
Davalılar üç kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak daire aldıklarını arsa payı almadıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme pay satan H.'nin kat karşılığı inşaat sözleşmesini Asliye Hukuk Mahkemesi'nde iptal ettirdiğini satılan payların geri dönmesi nedeniyle davacının dava açamayacağını belirterek davayı red etmiştir.
Dava konusu parsel tapuda davalı ile davacı ve kardeşler adına kayıtlıdır. Dava dışı H. tapuda paydaş değildir. Dava dışı H. ilk tapu kaydında 1/2 paya sahip iken davacı dışında diğer paydaşlarla birlikte müteahhitle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmışlar ve sözleşmeye göre yapılacak inşaatta 2 daire arsa sahibine 4 dairede müteahhide ait olacaktır. Müteahhit kendisine düşen daireleri muhtelif tarihlerde davalılara satmıştır ve tapuda davalılar adına tescil edilmiştir. Dava dışı H. kat karşılığı inşaatın sözleşmeye uygun yapılmadığından, ruhsatsız yapıldığından ve süresinde teslim edilmediğinden dolayı Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açtığı dava ile kat karşılığı inşaat sözleşmesini iptal ettirmiştir. Bu iptal kararıyla davalılar adına kayıtlı paylar dava dışı H.'nin kendiliğinden geri dönmez. Bu payların geri dönmesi için dava dışı H.'nin tapu iptali ve tescil davası açması gerekir. Dava dışı H. tarafından açılan inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/530 esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde pay satın alan kişiler aleyhine tapu ve iptal davası açılacağını belirttiklerine göre böyle bir davanın açılıp açılmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 23.5.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy