(1086 S. K. m. 445) (3402 S. K. m. 22)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Belkıs vekili ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: 949 parsel sayılı 124.448 metrekare yüzölçümünde mera vasfındaki taşınmaz 24.1.1962 tarihinde 105.978 metrekare miktarındaki 11.1.1958 tarih 151 nolu Hazineye ait müfrez tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Arif .... ve arkadaşları tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Halkalıdan sonra ... Köyünde yapılan tapulama sırasında, Halkalı tapulama sınırı esas alınmaksızın, davacı tapularının parselasyon haritası sınırına uyulmak suretiyle 139 adet ( 1631 nolu parsel dahil ) parsel 11.9.1947 tarih 66 nolu tapu kaydı ve ifraz ve taksim haritalarına istinaden davacı taraf adına tespit edilmiştir. Hazinenin itirazı üzerine, 139 adet parselin 949 parsel ile tedahül etmesi nedeniyle Tapulama Komisyonunun yetkisizlik kararıyla dosyalar Tapulama Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece 949 nolu parsel ile 139 adet parselin davaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda geometrik hatanın düzeltilmesi için dosyanın Tapulama Müdürlüğüne iadesine dair verilen 15.12.1972 tarihli karar Hazinenin temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesinin 11.10.1977 günlü ilamıyla Tapulama Komisyonunca itiraza yönelik olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozmaya uyan Mahkeme 949 parsel dışındaki parselleri tefrik ederek Tapulama Komisyonuna göndermiş, davayı 949 sayılı parsel yönünden yürütmüştür. 949 sayılı parselin davası derdest iken, diğer parseller yönünden itiraz edenin Hazineyi temsile yetkili olmaması nedeniyle Komisyonca verilen red kararı üzerine Hazinece tapulama Mahkemesinde açılan davalar tespitin kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle görevsizlikle sonuçlanmış ve Hazinenin Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası olarak davalı Akif ... ve arkadaşlarına karşı açtığı davalardan 1631 sayılı parselin davasında, Hazine tapusunu kapsamadığı ve davalı tapusunun eski tarihli olup sahih esasa dayandığı gerekçesiyle Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.11.1988 tarih 1985/51 esas 1988/969 sayılı karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin denetimden geçerek 13.9.1989 tarihinde kesinleşmiştir. Küçükçekmece Kadastro Mahkemesince, Akif ... ve arkadaşları tarafından Hazineye karşı açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda; 16.11.1994 tarih 1990/17 esas 1994/10 sayılı kararla davanın reddine, taşınmazın Hazine adına tesciline dair verilen karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesi denetiminden geçerek 10.4.1996 tarihinde kesinleşmiştir. İade-i muhakeme davacıları, 4.4.1997 tarihinde 1631 sayılı parsele ilişkin kesin hükmün 949 sayılı parselin davasında nazara alınması gerektiği iddiasıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445/10. maddesine dayanarak, 949 sayılı parselin tapu ifraz haritasına göre adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, konusu 949 sayılı parselle ilgili hükmün yargılamanın yenilenmesi suretiyle ortadan kaldırılması istemine ilişkindir. Halkalı Birliğinde yapılan kadastro sırasında 949 sayılı parselle ilgili olarak 24.1.1962 tarihinde kadastro tutanağı düzenlenmiştir. Daha sonra Safra Köyü Birliği kadastro sırasında ise 1631 sayılı parselde dahil olmak üzere 138 adet parselle ilgili tutanak düzenlenmiştir. Aynı yerde mükerrer kadastro yapıldığı anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/1.maddesi ( Evvelce tespit,tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçları ile hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 934.maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, Tapu Sicil Müdürlüğünce resen iptal edilir ) hükmünü öngörmektedir. Kanunun açık hükmü karşısında bir yerde iki defa kadastro yapılamaz. Yapılmış ise ikinci kadastro yok hükmündedir. Kanunun bu hükmü kamu düzenine ilişkin olup, gerek mahkemelerce ve gerekse tapu memuru tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Sonradan yapılan ikinci kadastronun birinci kadastrodan önce kesinleşmiş olması sonuca etkili değildir.Yargılamanın yenilenmesini isteyen kişilerin dayandıkları ... Köyü 1631 sayılı parselle ilgili Bakırköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.11.1988 tarih 1985/51 esas, 1988/969 karar sayılı ilamı hükümsüz olan ikinci kadastro ile ilgilidir.
Hükümsüz olan kadastroya kesin hükümle dahi geçerlilik kazandırılamaz. Bir başka anlatımla, davanın konusu itibariyle kesin hükmün varlığından söz edilemez. Öte yandan yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak ileri sürülen hususların yargılama safhasında da ileri sürüldüğü belirlenmiştir. Yargılama sırasında ileri sürülen hususlar yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabulü de mümkün bulunmamaktadır.
Sonuç: Açıklanan gerekçelerle yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 65.000.000 TL. vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak, duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazineye verilmesine, 28.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy