(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi icraya yapılan itirazın iptali ve inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, davalının 1.10.1999 tarihinde başlayan kira döneminde en az %65 artışla kirayı 264.000.000.- TL olarak ödemesi gerekirken 1999/Ekim kirasını 200.000.000 TL ödemiş olduğundan gerek bakiye 64.000.000 TL'nin, gerekse sözleşme gereği muaccel olan sonraki kiralar için icra takibi yapıldığını, davalının kira miktarına ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek haksız olan itirazın iptali, tahliye ve %40 inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aylık kiranın yeni dönemde 200.000.000 TL olduğunu, takipten önce ödediği için borcu bulunmadığını, sözleşmede %65 artış yapılacağına dair bir hüküm olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuş, mahkemece de savunma yönünde yeni dönem kirasının 264.000.000 TL olduğuna dair bir anlaşma bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki yazılı sözleşme 1.10.1996 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olup o tarihte aylık kira 58.000.000 TL kabul edilip özel şartların 3. maddesinde de muacceliyet şartı konmuş ve 4. maddede de kiranın yenilendiği her yıl %65 veya yıllık enflasyona göre artış yapılacağı kararlaştırılmıştır. En son kiranın 160.000.000.- TL olduğu ihtilafsızdır. Başlangıçtan bu yana geçen zamanda kiradaki artış dikkate alındığında yeni dönem kirasının en az %65 arttırılacağı anlaşılmaktadır. Sözleşmedeki artış ve muacceliyet şartlarının geçerli olduğu, böylece de en son 160.000.000 TL olan kiranın üzerinden davacının iddiası yönünde artış yapılarak temerrüt gerçekleşip gerçekleşmediği ve buna göre de borcun bulunup bulunmadığı incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 12.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy