(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının, kiralanan arsanın sözleşmede belirtilen donatım hizmetinde kullanılması şartını ihlal ettiğini, kiralama amaçları dışında burada tatil yaptırdığını, kamp ve eğitim tesisleri olarak kullandığını, üçüncü kişilere ücret karşılığı tahsis ettiğini, yazılı uyarıya rağmen akde aykırılığı sürdürdüğünü belirterek davalının tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili, akde aykırılığın doğru olmadığını, kiralananın donatım hizmetlerinde kullanılmaya devam ettiğini, davalıya akde aykırılığı gidermesi için süreli ihtar gönderilmediğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 8.12.1970 başlangıç tarihli ve 20 yıl sürelidir. Sözleşme uyarınca davalı kiralananı donatım hizmetlerinde kullanacaktır. Davacı tarafından davalıya keşide edilen ihtarnamede kiralananın sözleşmenin 1. maddesi uyarınca donatım hizmetleri amacı ile kullanılmadığının tespit edildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı hareket edilmesi ve kiracı kurumun özelleşmesi nedeniyle kiralananın davacıya devrinin gerektiğini 30 gün içinde devredilmemesi halinde hukuki yollara başvurulacağı bildirilmiştir. Akde aykırılık nedeniyle tahliye davası açılabilmesi için kiralayanın akde aykırılığı muayyen bir sürede gidermesi için kiracıya ihtar göndermesi ve verilen sürede akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir.
Olayımızda: Davacı tarafından davalıya bu şekilde süreli bir ihtar gönderilmemiş, sadece kiralananın 30 gün içinde devri istenmiştir. İleri sürülen eylemler ihtarla giderilebilecek hallerden olup, açıktan açığa fena kullanılması niteliğinde değildir. Mahkemece süreli ihtar gönderilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozlmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 12.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy