(1086 S. K. m. 43)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan İ.K. mirasçısı A.K. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava iştirakli ortağın borcu nedeniyle iki parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme borca yeter 1774 parsel sayılı taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine, 10 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar vermiş, hüküm 1774 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak davalılardan A.K. tarafından temyiz edilmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında paydaşlar sağsa kendilerinin, ölü ise ibraz ettirilecek veraset belgesi ile saptanacak mirasçılarının davaya dahil edilmesi, böylece taraf teşkil olunması zorunludur.
Olayımızda: M.G., T.K.'nın borcu nedeniyle onun iştirakçisi olduğu 1774 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının giderilmesini isterken davayı alacaklı sıfatıyla açmıştır. T.K.'nin muris H.K. mirasçılarından olduğu, davada taraf olarak gösterilmediği, davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır. T.K.'nin davaya dahili ile taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 19.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy