(743 S. K. m. 627, 628, 631) (1086 S. K. m. 43)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava 5 parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hüküm davalılardan S.K., H.A. vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Ortaklığın giderilmesi davalarında paydaşlar sağsa kendilerinin, ölü ise ibraz ettirilecek veraset belgesi ile saptanacak mirasçılarının davaya dahil edilmesi, böylece taraf teşkil olnması zorunludur.
Olayımızda, davaya konu 103 ve 328 parsel numaralı taşınmazlar, ölü A.A. adına tapuya kayıtlıdır. Dosyada mevcut veraset ilamına göre tapu malikinin birden fazla mirasçısı olup bu mirasçılardan bir kısmı sonradan davaya dahil edilmiştir. Ancak mirasçı S.Y.'nin (A.) açık adresinin tespiti için yapılan araştırma neticesinde düzenlenen dosya içerisindeki 27.4.1999 günlü tutanakta, adı geçen bu mirasçı ile ilgili adres tespitine ilişkin bilgiye rastlanmamaktadır. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan ve yeniden gerekli adres araştırması yapılmadan, ilanen tebligat yoluyla mirasçı S.Y.'nin davada taraf olarak gösterilmesi hatalıdır.
Davaya konu 40 parsel sayılı taşınmazda paydaş olan İ. ve Ö.A.'nın 354 parsel sayılı taşınmazda paydaş M. ve H.A.'nın T.A. mirasçısı E.Y.'nin, M.A. mirasçılarından O., H. ve A.A.'nın ölü oldukları dosyadaki nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır. Ayrıcaı 330 no'lu parselde paydaş olan B., D.A., A., R. ve A.A.'da davada taraf olarak yer almamışlardır. Yukarıdaki esaslar doğrultusunda bu parseller yönünden de taraf teşkilinin sağlanmaması doğru değildir. 354 parselde paydaş olarak yer alan ölü M. mirasçıları ile 330 parselde ölü H. vereselerinin de kimler olduğunun taraflardan sorularak ve gerekli araştırmalar yapılarak tespit olunacak mirasçılarının da davaya katılmaları zorunludur.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan ve usulüne uygun şekilde davaya katılımları gerçekleşmeden taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 20.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy