(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde kiralananda davacının oğlu Ş. A.'ın konfeksiyon imalat ve satış işini yapacak olmasından dolayı ihtiyacının bulunduğunu belirterek davalının tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ihtiyacın samimi olmadığını, davanın kira bedelindeki ihtilafdan kaynaklandığını, kiralananın da yapılacak işe elverişli olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı taraf davada ihtiyacın samimi olmadığını savunmaktadır. Mahkemece davalıya 19.10.1999 tarihli celsede karşıt delillerini özellikle tanıklarını bildirmesi için 10 günlük kesin mehil verilmiş, davalı da 26.10.1999 tarihli dilekçe ile tanık olarak G. T.'nun ismini bildirmiş, diğer tanıklarının isim ve adreslerini daha sonra bildireceğini belirtmiştir. Davalı 16.12.1999 tarihli dilekçe ile E. B. ve Y. A.'nu tanık olarak bildirmiş ise de davacı süresi içinde bildirilmeyen bu tanıkların dinlenmesine muvafakat etmemiştir. Davalı tanığı G. T.'lu adına 2.5.2000 tarihli celsede dinlenmek üzere davetiye çıkarılmış, davetiye tebliğ edilmesine rağmen tanık duruşmaya gelmemiştir. Mahkemece aynı celse dosya içeriği ve tahkikatın ulaşmış olduğu durum itibariyle bu tanığın dinlenmesinden şartınazer edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı, ihtiyacın samimi olmadığını savunduğuna ve bu hususta tanık deliline dayandığına göre mahkemece savunma hakkını kısıtlar şekilde davalı yanın hiçbir delilini toplamadan eksik soruşturma ile hüküm kurulmuştur. Mahkemece davalı tanığını da dinleyerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 26.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy