(818 S. K. m. 256/1)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava sözleşmeye aykırılık nedeniyle kiralanan boşaltılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava konusu taşınmazın münhasıran kuyumcu dükkanı olarak kullanılmak üzere davacıya 9.12.1993 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşmeyle kiraya verildiğini, davalının burada cep telefonu ve aksesuarları satışı d a yapmaya başladığını, akde aykırı olan bu hususun giderilmesi için tebliğ edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını davalının tahliyesini talep etmiştir. Davalı akde aykırı olarak kiralananın kullanılmadığını davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşme 1.12.1993 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. Sözleşmenin özel şartlar 1. maddesinde kiralananın münhasıran kuyumcu olarak kullanılacağı ve başka bir iş yapılamayacağı kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup, tarafları bağlar Davalı tarafından sunulan ve yenilenen 1.1.1997 tarihli sözleşmenin özel koşullar 1. maddesinde de mecurun münhasıran kuyumcu olarak kullanılacağı belirtilmiştir. Davalıya 9.11.1999 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile akde aykırılığın giderilmesi için 30 günlük süre verilmiştir. Pendik Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/1488 esas sayılı kira bedelinin tespiti davası nedeniyle 20.3.2000 tarihinde yapılan keşifte kiralanan kuyumcu ve cep telefonu bayisi olarak kullanıldığı dosyada örneği bulunan 15.4.2000 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Taşınmaz münhasıran kuyumcu olarak kiraya verildiğine, 9.11.1999 tarihinde tebliğ edilen süreli ihtara rağmen 20.3.2000 tarihinde yapılan keşif sırasında halen kuyumcu ve cep telefonu bayi olarak kullanıldığı tespit edildiğine ve bu kullanıl şeklinde kira sözleşmesinin özel şartlar 1. maddesine aykırı olduğunu göre kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA) ve istek halinde peşin alınan temyiz edene iadesine, 26.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy