(818 S. K. m. 262)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava feshi ihbar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde gayri musakkaf nitelikli taşınmazın davalıya sezonluk kiralandığını, akdin 25.9.1999 tarihinde sona erdiğini, sözleşme uyarınca davalının bir yıl sonrası için hiçbir yasal hakkının bulunmadığını, davalıya kiralananı tahliye etmesi için ihtarname gönderildiğini belirterek davalının tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kiralananın konut vasfında olup 6570 Sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğunu, davacının yetkili organlarınca karar alınmadan dava açtığını, davanın da süresinde olmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 25.5.1999 başlangıç 25.9.1999 bitim tarihli olup kiralanan gayri musakkaf niteliktedir. Bu durumda Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu açıktır. Davacının akdin feshedildiğine ilişkin 7.10.1999 tarihinde keşide ettiği ihtarname ise davalının adreste ismen tanınmadığından bahisle iade edilmiştir. Süre koruyucu ihtarı davalıya ulaşmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 10.7.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy